Seyahat

Likya Yolu Yürüyüşü – 4. Gün

Likya yolu yürüyüşümüzün Kabak – Alınca arasını yürüdüğümüz 4. ve son gününden selamlar !

Likya benim ilk yürüyüş faaliyetimdi, sanırım bendeki yeri tüm güzelliklerine ek olarak bu sebepten de çok ayrı. Şunu çok iyi anlamıştım döndüğümde; mutlu olmayı beklemek bir kurtarıcının gelip bizi kurtarmasını beklemek ile ne kadar aynı. Tek karar vermemiz ve yapmamız gereken yola çıkmak…

 

Bütün hafta cumanın gelmesini bekliyoruz, bütün kış yazı, bazen de bütün yaz kışı.. Geriye dönüp bakınca bu sefer zaman ne kadar çabuk geçiyor diyoruz. Bu döngüyü kırmak adım atıp yola çıkmak ile oluyormuş. Benim ilk yürüyüş faaliyetim Likya yolunda, Süphan Dağcılık’tan rehberimiz Nesibe Melike hocamız ile olmuştu. Anılarım hala rengarenk 🙂  Zamanı zipleyip 4 güne muhteşem anılar sığdırmıştık. Ve bu zipleme işini çok iyi yapan birkaç insan tanıyorum; Melike hocama, yoldaşıma ve Süphan Dağcılığa kocaman teşekkürler tekrar 🙂 

Son günümüze ait hatıralarım şöyle; 

Yolculuğun son günü olmasının tatlı burukluğu içimizde, Kabak’ta konakladığımız otelden ayrılarak faaliyetimize başlıyoruz. İlk patikamız oldukça dik fakat çıktıkça güzel Kabak’a şöyle bir tepeden tüm sahili görecek şekilde bakmak gibisi de yok. 🙂 Alınca’daki Pınara Antik Kenti’ ne doğru keyifli şekilde yola çıkıyoruz.

Fethiye’den 40 km uzaklıkta ıssız bir arazinin ortasında, tüm görkemine karşın vakur Pınara bizi karşıladı. O kadar yol gidip arabalarla gidilemeyecek tenha yerlerde birden böyle güzelliklerle karşılaşmayı çok seviyorum.

Pınara hakkında araştırdıklarımdan şu bilgiyi not düşmek istedim;

“Antik yazar Stephanus, Byzantion Menekrates’ten alıntı yaparak “Xanthos’un nüfusu çok artınca yaşlılardan bir grup Kragos dağının yüksek olan tepesinde bir kent kurup adına da yuvarlak anlamına gelen pınara ismini verdiler.” diyerek kentin kuruluşunu anlatmaktadır. Kentin erken dönemine ait kalıntıların bulunduğu yukarı akropolün gerçekten yuvarlak bir şekilde olması, bu anlatıya gerçeklik payı kazandırmaktadır.” (kulturportali.gov.tr)

Pınara’nın ardından hoş bir köy işletmesinde karnımızı doyuruyoruz. Her güzel şeyin bir sonu olduğuna inanmıyorum. Bu yazı bunun için 🙂 Sonlara değil dönüşümlere inanıyorum ben. Çok güzel arkadaşlıklar edindim yolculuğumuzda 🙂 ve dönünce de görüşmeye devam ettik. Heybemde böyle güzel dostluklar hep olsunlar ! 🙂

Bu güzellikleri gittiğim, gördüğüm için çok şanslı hissediyorum. Çok şükür evren 🙂 Benden daha şanslı olanlar ise bu faaliyeti henüz hiç deneyimlememiş olanlardır! Buralara ilk kez gitme heyecanını hala yaşayabilecek olanlar 😉

Sevgiler,

Duygu

 

Kaynak: www.kulturportali.gov.tr / Pınara Antik Kenti – Muğla / ( https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/mugla/gezilecekyer/pinara )