Likya yolu yürüyüşümüzün Kabak – Alınca arasını yürüdüğümüz 4. ve son gününden selamlar !
Likya benim ilk yürüyüş faaliyetimdi, sanırım bendeki yeri tüm güzelliklerine ek olarak bu sebepten de çok ayrı. Şunu çok iyi anlamıştım döndüğümde; mutlu olmayı beklemek bir kurtarıcının gelip bizi kurtarmasını beklemek ile ne kadar aynı. Tek karar vermemiz ve yapmamız gereken yola çıkmak…
Daha önce ilk iki günününe ait hatıralarımı paylaştığım Likya yolu yürüyüşümüzün Faralya – Kabak Koyu arasını adımlayacağımız 3. gününden çokça selamlar !
Sizlere anlatacaklarımın sadece Faralya – Kabak arasını kelebekler eşliğinde ve neşeyle nasıl yürüdüğümüz hakkında bir yol hikayesi olmasını çok isterdim fakat tam da bugünlerde Ege Bölgesi’nde artan yangınlar varken içim buruk yad ediyorum tüm doğa gezilerimi. Likya özelindeyse bölgede artan yapılaşma sorunu artık o kadar ileri seviyeye gelmiş durumdaydı ki, antik kentte yakında kentsel donüşüm başlatılsa üzülerek söylüyorum hiç şaşırmayacağım…
Güneşin ülkesi Likya Uygarlığı’ndan bize yadigar kalan ve dünyanın en iyi yürüyüş rotalarından biri kabul edilen Likya Yolu yürüyüşümüze ait notlarımı derlemeye ve harika manzaralarını sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. 😊